Mardin Adının Kökeni ve Şehrin Tarihsel Gelişimi
Mardin'in ismi, Arapça'da
Mâridîn, Süryanice'de ise
Marde olarak geçmektedir. Kelimenin kökeni hakkında çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bir yoruma göre, adını M.Ö. 3. yüzyılda Ardeşir tarafından bölgeye yerleştirilen
Marder adlı savaşçı bir kavimden almıştır. Diğer bir görüşe göre ise
'Kaleler' anlamına gelen
Merdin kelimesinden türediği düşünülmektedir. Günümüzde kullanılan
Mardin adı, büyük olasılıkla Arapça kaynaklarda geçen
Mâridîn isminden evrilmiştir.Mardin'in tarihi, Paleolitik Çağ'a kadar uzanmaktadır. Artuklu Üniversitesi yerleşkesindeki
Hırbe Helale'de yapılan kazılarda bu döneme ait taşlar bulunmuştur.
Boncuklu Tarla yerleşiminde Cilalı Taş Devri'ne,
Kerküşti Höyük'te ise Kalkolitik Çağ'a ait buluntulara rastlanmıştır. Ayrıca Kemaliye ve Tilki Tepe höyüklerinde de Kalkolitik Çağ seramikleri,
Girnavaz Höyük'te ise Erken Tunç Çağı'na ait kalıntılar tespit edilmiştir. İl genelinde bulunan 36 höyükte Tunç Çağı'nın farklı dönemlerine ait bulgulara ulaşılmıştır.Demir Çağı'na ait kalıntılar
Girnavaz Höyük,
Zeviya Tivilki Höyük ve
Kerküşti Höyük kazılarında ortaya çıkarılmıştır.
Nisibis, Midyat, Savur gibi yerleşim yerlerinden tarihi kaynaklarda bahsedilmiştir. M.Ö. 2000 civarında Asur hakimiyetinde olan Mardin ve çevresi, daha sonra Hitit ve Urartu egemenliğine girmiştir.
Mardin adı ilk kez 4. yüzyıl Roma tarihçilerinden
Ammianus Marcellinus tarafından anılmıştır. Şehir, 640 yılında İslam ordularınca fethedilmiş ve bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşmiştir. Emevi ve Abbasi dönemlerinde El Cezire valiliği sınırları içinde yer alan Mardin, 750-751 yıllarında Haricilere ev sahipliği yapmıştır.
Hamdân bin Hamdûn tarafından 885 yılında ele geçirilen kale, Abbasi Halifesi Mutezid tarafından geri alınmıştır. 10. yüzyıl sonları ile 11. yüzyıl sonları arasında Mervaniler ve Ukayliler arasında sıkça el değiştirmiştir.1085 yılında Selçuklu hakimiyetine giren bölge, yoğun Türkmen iskanına sahne olmuştur. 1103 yılında
Artuklu Beyliği'nin hakimiyetine giren Mardin, yaklaşık üç asır boyunca hüküm süren
Mardin Artukluları'nın başkenti olmuştur. Bu dönemde şehir büyük bir gelişim göstererek en parlak devrini yaşamıştır. 1183 yılında Selahaddin Eyyubi şehri kuşatsa da ele geçirememiştir. Ancak 1185'te Mardin Artukluları, Eyyubi hakimiyetini tanımıştır. 1260 yılında İlhanlılar tarafından kuşatılan Mardin, şehir hâkiminin öldürülmesiyle İlhanlılara teslim olmuştur. 1366 ve 1383 yıllarındaki Karakoyunlu saldırılarına direnen kale, 1394 ve 1401 yıllarında Timur tarafından tahrip edilmiştir. 1409'da Karakoyunluların, 1432'de ise Akkoyunluların kontrolüne girmiştir. 1507'de Şah İsmail tarafından ele geçirilen şehir, 1517 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiştir.Osmanlı döneminde nispeten sakin bir süreç yaşayan Mardin, 19. yüzyıldan itibaren bazı karışıklıklara sahne olmuştur. 1847 ve 1865 yıllarındaki kolera salgınları şehirde can kayıplarına neden olmuş, 1891'de kapalı çarşısı yanmış ve 1895'te isyancıların saldırısına uğramıştır.