Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün yıldönümünde saygı ve özlemle anılıyor. 10 Kasım tarihi, yalnızca bir matem günü değil, aynı zamanda onun fikirlerini yeniden hatırlama ve geleceğe taşıma haftası olarak öne çıkıyor. Atatürk'ün hayatına dair az bilinen ancak etkileyici detaylar gün yüzüne çıktı.
Atatürk'ün en sevdiği çiçek
karanfil olarak biliniyor. Sade güzelliği ve dayanıklılığıyla öne çıkan karanfil, özellikle beyaz tonlarıyla masasında ve odasında sıkça yer bulurdu. Fransızca'yı kendi çabasıyla öğrenen Atatürk, askeri eğitim sırasındaki derslerin ötesine geçerek dilde ustalaştı. Nutuk'taki birçok kavramı Fransızca kaynaklardan esinlenerek geliştirdi.Matematiğe olan özel ilgisiyle de dikkat çeken Ulu Önder, geometri terimlerinin Türkçeleştirilmesinde bizzat rol aldı. Günümüzde kullandığımız
‘üçgen, açı, dikdörtgen, çember’ gibi terimler Atatürk'ün önerileri arasında yer alıyor. Müzik ve sanata da büyük önem veren Atatürk, Batı müziği kadar Türk halk müziğini de destekledi. Ankara Radyosu'nda Türk müziği yayınlarının kaldırılmasına engel olarak, “Bizim öz sesimizdir, yaşamalıdır.” ifadesini kullanmıştı.Kıyafet seçiminde de zarafet sembolü olan Atatürk, ütüsüz pantolon giymemeye özen gösterir ve en çok lacivert takım elbiseyi tercih ederdi. Hayvan sevgisiyle bilinen Atatürk'ün köpeği
‘Fox’ ve atı
‘Sakarya’ en yakın dostları arasındaydı. Çankaya Köşkü’nde hayvanlar için özel bir alan yaptırdığı biliniyor.
En sevdiği yemek ise
kuru fasulye ve pilav idi. Bu sade tercihi çocukluğundan beri sevdiğini belirten Atatürk'ün sofrasında bu yemeğe her zaman yer bulunurdu. Fotoğrafçılığa da ilgi duyan Ulu Önder, 1920'lerde dönemin en yeni fotoğraf makinelerinden biriyle bizzat fotoğraf çekmişti.Olağanüstü bir okuma alışkanlığına sahip olan Atatürk'ün kütüphanesinde 4.000'den fazla kitap bulunmaktaydı. Bir kitabı bitirdikten sonra notlar alır, altını çizer ve bazen arkadaşlarına hediye ederdi.
“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün bir strateji değil, yaşam felsefesi olduğunu vurgulayan Atatürk, bu sözü insanların barış içinde yaşamasını öğütleyen evrensel bir değer olarak görmüştür.Atatürk'ü Anmak, Onu Anlamaktır. Ulu Önder'i sadece bir lider olarak değil, çağının çok ötesinde düşünen bir fikir insanı olarak hatırlamak gerekmektedir. 10 Kasım, bir veda değil; onun ideallerine yeniden sarılma günüdür.