Yay'ın teorik olarak tarifini ele alacak olursak, kirişi kol kuvvetiyle gerilip salıverildiğinde oku kontrollü bir şekilde uzaklardaki hedefe saplayabilen bir savaş, av ve okçuluk sporu aletidir.Yay kullanmadan önce ok ve mızrak elle, daha sonra da atlatl denilen bir alet ile atılırdı.Bilinen en eski yay buluntusu ise 17500-18000 yıl öncesinden kalmadır ve Almanya'nın Mannheim-Vogelstang bölgesinde bulunmuştur.
En eski yekpare tahta yay karaağaçtan yapılmıştır.Barutlu silahların 16. yüzyılda yaygınlaşmasına kadar ok ve yay önemli bir avlanma ve savaş aletiydi. Avrupada Ok ve yayın ordu savaşlarında kullanımı 17. yüzyılda bitmesine karşın doğuda ve yeni dünyada av ve kabile savaşlarında 19. yüzyıla kadar kullanılmıştır.Halen Afrika'da kabile savaş silahı olarak kullanılmaktadır. Yakın zaman diyebileceğimiz 2009'da Kenya'da Kisii ve Kalenjin halkları arasındaki çatışmada kullanılmış ve 4 ölü ile sonuçlanmıştır.
Türk yayı
Yaylar arasında Türk yayı, Asya kompozit yay geleneğinin zirve örneklerindendir. Bugünkü ölçümlerle 500 metre mesafeyi geçmeyen İslâmiyet'in ilk zamanlarındaki Arap oklarına karşın Osmanlı İmparatorluğu'nda ok 845.5 metreye kadar fırlatılmıştır. Günümüzde bu rekor hala kırılamamaktadır. Türk Yayları Dar mekanlarda kullanılabilme, at veya diz üzerinde kullanılabilecek kadar küçük, çok uzaktan hedefi vurabilecek ve vurduğu zırhlı hedef dahi olsa delip öbür taraftan dışarı çıkabilecek kadar da kuvvetlidir.
Yapım malzemeleri
Türk yayının yapımında kullanılan malzemeler genel olarak Manda Boynuzu, akçaağaç veya kızılcık ağacı tahtası ve kollajen lifleridir. Yayın çile tarafında manda boynuzundan kesilip şekil verilen şeritler iki şeritin yay ortasındaki kabzada birleştiği noktada küçük beyaz bir kemik bulunmaktadır. Yine ortada ısıtılıp bükülmüş akçaağaç veya kızılcık ağacı tahtası vardır. Son olarak ise büyükbaş hayvanın arka ayağının toynak yakınındaki veya omurga sinirlerinden dövülmüş ve didiklenerek ayrıştırılmış kollajen lifler mevcuttur. Söylediğimiz katmanlar mersin balığının yüzme kesesinden elde edilen tutkal birbirine yapıştırılır. Yapıştırma işleminden sonra yay yaklaşık bir yıl gibi uzun bir süre kurutulur. Tamamen kuruduktan sonraki kurumuş haliyle yayın uçları birbirine değecek kadar hedef yönüne (sırt tarafına) büküktür. Bütün bunlar yapıldıktan sonra Türk Yayı ısıtılıp itinayla son şekli verilerek kullanıma hazır hale gelir.
Türk Yayının Kullanımı
Türk yayının kullanımı yapımı kadar emek istemektedir. Yay kullanılmadığı zamanlarda çile takılı olmadan muhafaza edilir. Kemankeşler Türk Yayını kuvvetli şekilde çekip düzenli bırakabilmek için baş parmaklarına zihgir dedikleri okçu yüzüğü kullanırlar. Sağ elini kullanacak olan kişiler için Yay'ın kabzası sol elle tutulur, ok yayın dış yüzüne dayanır. Ok'un kertiğiyle tutturulduğu ipek çile, sağ baş parmaktaki zihgir ile çekilir ve baş parmak işaret parmağıyla desteklenir. Türk Yayı gözden daha çok zihnen nişan alınır ve "ya hak!" diyerek çile bırıkılır. Sol elini kullananlar için ise zihgiri sol baş parmağa takar, oku da yayın sol yüzüne dayarlar.
Türk Yayının Bölümleri
Yayın bölümlerine uçtan ortaya doğru baş, tonç kertiği, kertiği koruyan sinir sargısı, çile, kasan, sal, kabza, çelik adları verilir. Sal-kabza geçiş bölgesi de sinir sargısı ile korunmuştur. Çilenin ortasında okun el tutmasa da düşmeden yerinde kalmasını sağlayan gügül ya da diğer adıyla düğül vardır.
Türk Yayı Çeşitleri
Türk yayları 105–125 cm uzunluğunda, 300-360 gr ağırlığında yapılırlar. Yaylar yapılışına göre tımanlı veya sağınlı, kullanım alanlarına göre de tirgeş, menzil, peşrev (pişrev en uzağa ok atabilen yaylar), kepaze (en az kuvvetle çekilebilen yaylar), hedef ve savaş yayları gibi çeşitleri vardır, yaylarla yapılan ok atış mesafelerine gez, atışı yapana da kemankeş denirdi.
Ustalığı
Yayın yapımı uzun bir emek mahsulü olduğu kadar ince bir sanatın da ifadesidir. İyi bir yayın yapımı çok sabır ister ve yıllarca sürebilir. Türklerde yay yapımına çok önem verilirdi. Sanatkarane yapılanlar altın ve yaldızla tezyin edilirdi. Süslemelerin bir köşesine yapan ustanın adı ile yapım tarihi konulurdu. Bilhassa askeri müzelerde eski tarihlerde kullanılan çeşitli yay örnekleri mevcuttur.
Türk Yayının Türk halk kültüründe yeri
Türk Yayı Türklerde kutlu bir silah olamkla birlikte büyük önemi de vardır. Ayrıca Gökyüzünü de sembolize etmektedir. Oğuz Kağan Bozoklar denen oğullarına Altın Yay’ı üçe bölerek vermiştir. Alkım (Gökkuşağı) Altı Yay veya Altı İpli Yay olarak düşünülür. Sözcüğün genişlik anlamı vardır. Yaz sözcüğü ile aynı kökten gelir. Yay/Cay aynı zamanda ilkbahar demektir. Orhun alfabesinde ok ve yay kendi isimleri ve görünüşleriyle harf olarak vardır