Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Orta Koridor'un Asya ile Avrupa arasındaki yük ve ticaret akışında Türkiye'yi jeostratejik bir güven adası konumuna taşıdığını belirtti. Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin arttığı bir dönemde, bu koridorun güvenilirliği öne çıkıyor.Bakan Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ile güçlendirilen Orta Koridor'un, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Projesi, İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi ve Zengezur Koridoru ile daha da büyütüldüğünü vurguladı. Limanların demiryolu ağlarıyla entegrasyonu sayesinde kıtaları birbirine bağlayan bu stratejik hattın etkinliğinin ve erişim gücünün artırıldığı ifade edildi.
Orta Koridor'un Türkiye'nin Konumuna Etkisi
Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasındaki yük ve ticaret akışının Türkiye üzerinden hızlı ve kesintisiz bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan stratejik bir ulaştırma hattı olarak tanımlanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki artan riskler göz önüne alındığında, koridorun güvenilirliği Türkiye'nin jeostratejik önemini pekiştiriyor. Bu kapsamda, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu'nun yanı sıra Halkalı-Kapıkule Demiryolu Projesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçen demiryoluyla birleşen İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi ve Zengezur Koridoru gibi projelerle koridorun kapasitesi ve erişim alanı genişletiliyor. Limanların demiryolu ağlarıyla entegre edilmesi, Türkiye'yi kıtalararası ticaretin merkezi haline getiriyor.