
Son zamanlarda sosyal medya üzerinden yayılan tehlikeli bir akım, çocukların hayatını ciddi şekilde riske atıyor. “Boğaz sıkma” adı verilen bu oyun, çocukların birbirlerinin boynuna baskı uygulayarak bayılma noktasına gelmelerine sebep oluyor. Eğlenceli bir meydan okuma gibi başlayan bu davranış, aslında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir tehdit halini almış durumda. Uzmanlar, bu konuda aileleri ve eğitimcileri dikkatli olmaları yönünde uyarıyor.
BOĞAZ SIKMA OYUNU
Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Yozgat, boyundaki damar yapılarının bu tür baskılara karşı oldukça hassas olduğunu belirtiyor. Beyne giden kanın, boyundaki ana atardamarlar aracılığıyla iletildiğini hatırlatan Yozgat, bu damarlara baskı yapıldığında beyin kan akışının ciddi şekilde azaldığını ifade ediyor. Üstelik yalnızca kan akışının azalması değil, damar köklerinde yer alan ve “karotis sinüsü” adı verilen özel algılayıcıların da bu baskıyla uyarıldığını belirten Yozgat, bu durumun kalp ritmini yavaşlatıp tansiyonu düşürebileceğine ve bunun sonucunda bilinç kaybı hatta kalıcı beyin hasarlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.
UZMANLAR UYARIYOR
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Reyhan Tamer ise bu tür oyunların çocuklar arasında popülerlik kazanmak amacıyla başladığını, fakat zamanla kontrol edilemez bir hale gelerek akran zorbalığına dönüşebildiğini söylüyor. Çocuklar, başlangıçta zarar verme amacı gütmeseler bile, süreç içinde hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verebilecek davranışları normalleştirebiliyor. Bu durum da hem psikolojik gelişimlerini hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor.
TEHLİKELİ DAVRANIŞ
Uzmanlara göre bu tür riskli davranışların önüne geçilmesinde en büyük sorumluluk ailelere ve eğitim kurumlarına düşüyor. Sosyal medyada hızla yayılan bu tür içeriklerin çocuklar üzerindeki etkisini azaltmak için, onları sanal dünyadan ziyade fiziksel ve sosyal açıdan sağlıklı etkinliklere yönlendirmek gerekiyor. Spor, sanat ve arkadaşlık temelli oyunların çocukların hayatında daha fazla yer bulması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sevgi dolu bir ortamda büyüyen çocukların bu tür tehlikelerden daha kolay uzak durabileceğini ifade ediyor.






